Ülkedeki yönetici sınıf sürekli yeniden üretilen, inanılmaz bir hızla değişen, dönüşen, çoğalan bilgiyi izleme zorunluluğuyla, üstlendikleri sorumluluklar arasındaki derin ilişkiyi bir türlü kavrayamıyor... Üstlendikleri sorumlulukların koşutunda nesnel bilgiyle, araştırmayla, bilimle iç içe bir yaşaması gerekenlerin çoğu bencilliğin, kibrin ve hedonizmin boyunduruğuna girmiş durumdalar. Bu tercih, yöneticiliğin farkındalıkla seçilmiş, benimsenmiş bir yaşam biçimi olmaktan ziyade bir geçim kapısı olarak görülmesinden kaynaklanıyor. Platon (M.Ö.427-347), Devlet adlı eserinde, yönetici sınıfı için geliştirdiği eğitim modelinde yönetim işlevini üstlenecek olanların hangi eğitimle hangi yetkinlikleri kazanacaklarını ayrıntılı olarak inceler. Yönetici sınıfa, beden ve ruh (psikoloji) eğitiminin yanı sıra entelektüel gelişimlerini sağlamak için matematik ve diyalektik eğitimi verilmesi gerekliğinden söz eder. Platon'un hedefi yönetişimin akıl, bilim ve felsefe yoluyla ş...