Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yaşam etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Anı Yaşa

"Carpe Diem": Bir Yanılsama mı, Gerçeklik mi? “Anı yaşa” mottosu, çağlar boyunca güncelliğini korumuş ve günümüzde de sıkça dillendirilen bir yaşam şablonudur. İlk kez Latin edebiyatının ünlü ozanı Horatius’un “Carpe Diem” dizesinde karşımıza çıkan bu ifade, bugün hem basit hem karmaşık birçok iletiye entegre edilerek popüler bir klişeye dönüşmüştür. Ancak, bu klişe aslında insan bilincini temelden etkileyen ve geçmişle bağı koparma eğiliminde olan bir zihinsel çarpıklığı da temsil eder. İnsan bilinci; düşünceleri, bilgiyi ve duyguları zamanın akışı içinde, dış uyaranlarla kazanır. Hiçbir birey, içine doğduğu mekânsal ve zamansal düzlemlerden ya da geçmişinden bağımsız var olamaz. İnsan, kendini geçmişinin malzemesiyle inşa eder. Vicdan azabı, pişmanlık, haz ya da mutluluk gibi duygular, geçmişle derin bağlara sahiptir. Bu bağlar insan kişiliğini şekillendirir. İnsan, an içinde değil; geçmişinde yaptıkları veya yapmadıklarıyla olgunlaşır. Yaşanmışlıklar, insanın gerçekliğidir...

Kayırmacılık (Nepotizm)

Nepotizm: Bir Toplumun Felaketi Fox TV'de yayımlanan bir araştırmaya göre, Türkiye'de eşi, dostu, akrabayı işe alma oranı %79. Bu çarpıcı veri, yönetsel kalitesizliğin ve yolsuzluğun en verimli toprağı olan kayırmacılığın ulaştığı boyutları göstermesi açısından son derece önemli. Zira insanlar, yakın çevrelerini dahi biraz dikkatle irdelediklerinde bu kepazeliğin boyutlarını rahatlıkla gözlemleyebiliyorlar. Profesyonel yöneticiler, patronların şirketlerini adeta aile çiftliklerine dönüştürmesine göz yummanın ödülünü, emekli olduktan sonra ya da hala iş başındayken, çocuklarını çalıştıkları kuruma yerleştirerek alıyorlar. Öyle ki, emekli olduğu kuruma iki oğlunu birden yerleştirecek kadar pervasız yöneticiler var. Siyasetçiler ve bürokratlar ise personel alım sınavlarının sorularını çalıp, sınavla kazanılması gereken pozisyonlara akraba ve yandaş atayacak kadar çılgın bir düzene imza atıyorlar. Kamu kurum ve kuruluşları, liyakatsizlik sultasının istilası altında. Bu durum serm...

İnsanlar Var

İnsanlar var. Sadece ama sadece kendi özgür istenciyle liyakatsize, cahile, bezdiriciye ''al işini al koltuğunu başına çal'' demiş insanlar. Makam uğruna, servet uğruna cehaletin, yetkinsizliğin parçası olmayı, akıl dışılığın, dayatmanın önünde diz çökmeyi  reddetmiş insanlar. Varsıllık kadar yoksulluğu da dürüstçe taşımış, terk ettiği kapıyı ihsan için kişisel çıkar için tekrar çalmamış insanlar. Doğrularını bildiğini kadar yanlışlarını bilmiş, hatalarını içtenlikle itiraf etmiş, yergileri övgüler kadar anlayışla dinlemiş insanlar. Milyonlarca dolarlık gelir kapılarını geri dönmeme kararlığıyla terk ederken neden böyle bir karar aldığını yakınlarına umarsızca açıklamaya çalışmış insanlar.  Yarattığı değeri, karmaşık analizlere, çarpıtmalara, gösterilere gerek duymadan sadece matematiğin 4 işlemiyle gözler önüne sermiş insanlar. Hiçbir ahlaksızlığın, yalanın, hırsızlığın, talanın, vurgunun içinde bulunmamış insanlar. Kimsenin koltuğunu hiç...

Modern Hayatın Hiçlik Halleri; İnsan Manzaraları

Sürekli bir dışa dönüklük, sürekli ilişkiye hazır olma, sevişmeden duramama hali. Seviştikçe acıkma, acıktıkça sevişme, geçmişi an ile aşma hali. Benzer duvarlara tekrar tekrar çarpma, herkesin herkesle her an sevgisiz bütünleşebileceğine inanma yanılgısı. Ama aslında bu, kendiyle  kalamamanın, kendiyle zaman geçirememenin trajik bir tablosu. Kendine yalan söylemenin bir yaşam şekline dönüşmesi, farklı olana tahammülsüzlük, ulaşılamayanı putlaştırıp ulaşılabilir olanı yadsıma hali. Aslında bu; okumaktan, bilgiden kaçış... Okuduğunu anlamama; odaklanma, dinleme, düşünme yoksunluğu. Kelimelerin ardındaki anlamı kavrayamayan zihinlerin, nesilden nesile aktarılan yalanlarla günümüz yaşamını anlamlandırma çabaları ve bu uğraşın verdiği bıkkınlık, yorgunluk, vazgeçiş... Aslinda bu; anlatmak, paylaşmak, keşfetmek, aşmak, dönüşmek yerine yalanlarla, çarpıtmalarla, öfke patlamalarıyla gerçeklerden kaçma hali. Düşünmeden eyleme geçme... Arzulanan her şeye anında sahip olma isteği. İ...