Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mitoloji etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Neyi kutluyoruz? Kadim Gölgelerin Boyunduruğunda 14 Şubat

Farkında olalım ya da olmayalım; Sümer’in zigguratlarından, Antik Mısır’ın gizemli tapınaklarından ve Roma’nın forumlarından yükselen sesler hala günlük yaşamımızın ritmini belirliyor. Avcı-toplayıcı atalarımızdan devraldığımız efsaneler, masallar ve inançlar yok olmuyor; sadece form değiştirerek uygarlıktan uygarlığa aktarılıyor. Atalarımızın simgesel mirası, modern dünya tarafından her gün yeniden dizayn ediliyor. Eskinin pagan gelenekleri, tek tanrılı dinlerin ve seküler ritüellerin içinde yaşamaya devam ediyor: Antik çağın "iyi ruhları" meleklere, "kötü ruhları" şeytanlara, ölüler festivalleri ise Azizler Günü'ne dönüşüyor. Tıpkı binlerce yıllık bir pagan geleneğinin, bugün "Sevgililer Günü" maskesiyle karşımıza çıkması gibi... John Rutherford’un Trobadorlar kitabında tasvir ettiği üzere, Sevgililer Günü başlangıçta Aziz Valentin’in idamıyla değil, doğanın uyanışı ve kuşların çiftleşme mevsimiyle ilişkilendirilmişti. 14 Şubat'ta toplanan çif...

Ölüler Kitabı

Putlarda, totemlerde simgeleştirdikleri doğaya taptıkları için yüzyıllarca ilkellikle suçlandılar. Zalim ve yıkıcı yabanıllar olarak nitelendirildiler. Mirasları, mabetleri, mezarları kazma küreklerle, patlayıcılarla talan edildi.    İbadetleri, gelenek ve görenekleri yasaklandı.  Yaşadıkları çağlar, insanların birbirlerinin ırzına, malına, canına kast edenlerin çağları olarak tanıtıldı. Sanki, doğadışı  olgularmış gibi, sanki bugünün sözde uygarları farklı yaşıyormuş gibi  poligamiyle eşcinselikle suçlandılar. Gerçekten de ortak atalarımız  bazı kesimlerin iddia ettiği gibi birbirlerini katleden, komşusunun malına, canına, namusuna göz koyan vahşiler miydi? Bugün her türlü hesabı pagan atalarımızın bulduğu matematikle yapıyor, kitapları onların keşfettiği alfabeyle yazıyorsak. Noelde, sevgililer günününde, cadılar bayramında, hıdrellezde ve daha nice dini ritüelde hala onların tanrılarını yad ediyorsak; bu sorunun yanıtı tabii ki kocaman bir hayır...