Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aile Şirketleri etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sahte Cennet

Üst düzey profesyonel yöneticilerin çoğunluğu sanılanın aksine mutsuzdur. Oysa, onlar birçok insanın ömrünce sahip olamayacağı olanaklara sahiptir. Yazlık-kışlık evleri, tekneleri, arabaları, banka hesaplarında milyonları vardır. Seçkin okullarda, seçkin eğitmenlerin gözetiminde okur çocukları. Kapıları sıradan insanlara kapalı restoranlarda yerler içerler, özel kulüplerde, yedi yıldızlı otellerde tatil yaparlar. Uzak ve  egzotik diyarların, az rastlanır türden pahalı hazların izini sürerler. Ama çoğu yine de mutsuzdur onların. Peki neden mutsuzdur bu ''beyefendiler'' ''hanımefendiler''? Mutsuzdurlar, çünkü öznel nesnel, maddi manevi her şeye sahip olmak her şeyi tüketmek üzerine inşa edilmiş bir yaşamdır onlarınki. Yeryüzünün hiçbir yönelimi, hazzı, lezzeti hiçbir deneyimi sınır tanımaz arzularını, ihtiraslarını doyuramaz.  Onların dünyasında, elde etmekle tatmin arasındaki paralellik ortadan kalkmıştır. Elde ettikçe acıkma; sahip oldukça da...

Mutlak Monarşiyle Yönetilen Organizasyonlar

Peter F. Drucker Değişim Çağının Yönetimi (Managing In Time of Great Change) adlı kitabında aile şirketleri için birinci kuralı şöyle vurgular. ‘’Aile üyeleri, en az aile üyesi olmayan çalışanlar kadar yetenekli değillerse, en az diğer çalışanlar kadar değer yaratamıyorsa, şirkette çalışmamalıdırlar. Çünkü tembel ve bilgisiz bir akrabaya işe gelmemesi için ödeme yapmak, onu bordroda tutmaktan çok daha ucuza mal olur. Aile şirketlerinde çalışan aile üyeleri, resmi görev ve unvanları ne olursa olsun, her zaman üst yönetimdedir. Bu insanlar restoranda, yazlıkta kışlıkta tatilde patronun masasında oturur ona ‘’babacığım’’  ‘’dayıcığım’’ diye hitap ederler.  Şirkette çalışmasına izin verilen sıradan, liyakatsiz, bilgisiz aile üyeleri diğer çalışanların öfkesini kazanır; üst yönetime, şirkete olan güveni azaltır. Yetenekli çalışanlar işten ayrılmasına; kalanların ise kısa süre içinde birer dalkavuğa dönüşmesine yol açar. Örneğin aile, sıradan ya da tembel bir akrabaya ‘’Araştır...

Neden Aile Holdingleriyle Olmaz?

Tek kişi işletmesi konumunda faaliyet gösteren şirket sahipleri dışında hiçbir patron ‘’şirketin sahibi benim, burayı keyfimce yönetirim, insanları dilediğim koşullar altında çalıştırırım’’ deme hakkına sahip değil. Çünkü kişinin mutluluğu, çalışma koşulları, yaşamı ve insani gereksinimlerini karşılama düzeyi en az girişim özgürlüğü, mülkiyet hakkı kadar toplumsal bir olgu. Dolayısıyla ülke kaynaklarıyla  edinilen sermayenin kullanım şekli üzerinde en az sermaye sahipleri kadar toplumun da söz söyleme hakkı var.  Bugün sürdürülebilir rekabet üstünlüğü doğrudan şirketlerin marka , teknoloji yaratabilme yetkinliğine bağlı.  Yani refah toplumuna giden yol markaları küresel düzlemde başarıyla rekabet eden, yenilik, teknoloji , trend yaratabilen bir ekonomi inşa etmekten geçiyor. Peki, Ülkenin refah düzeyinin yükseltilmesi bağlamında  kritik bir öneme sahip Türk İş Dünyası bugünkü yapısıyla böylesine ciddi bir sorumluluğu üstlenebilecek yetkinlikte mi?   B...