"Carpe Diem": Bir Yanılsama mı, Gerçeklik mi? “Anı yaşa” mottosu, çağlar boyunca güncelliğini korumuş ve günümüzde de sıkça dillendirilen bir yaşam şablonudur. İlk kez Latin edebiyatının ünlü ozanı Horatius’un “Carpe Diem” dizesinde karşımıza çıkan bu ifade, bugün hem basit hem karmaşık birçok iletiye entegre edilerek popüler bir klişeye dönüşmüştür. Ancak, bu klişe aslında insan bilincini temelden etkileyen ve geçmişle bağı koparma eğiliminde olan bir zihinsel çarpıklığı da temsil eder. İnsan bilinci; düşünceleri, bilgiyi ve duyguları zamanın akışı içinde, dış uyaranlarla kazanır. Hiçbir birey, içine doğduğu mekânsal ve zamansal düzlemlerden ya da geçmişinden bağımsız var olamaz. İnsan, kendini geçmişinin malzemesiyle inşa eder. Vicdan azabı, pişmanlık, haz ya da mutluluk gibi duygular, geçmişle derin bağlara sahiptir. Bu bağlar insan kişiliğini şekillendirir. İnsan, an içinde değil; geçmişinde yaptıkları veya yapmadıklarıyla olgunlaşır. Yaşanmışlıklar, insanın gerçekliğidir...