Ana içeriğe atla

Kayıtlar

toplum etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hepimiz Katiliz

J. P. Sartre der ki: ''Hiç kuşkusuz insanların çoğu, yaptıklarıyla, duruşlarıyla herhangi bir şeye birilerini değil sadece kendilerini bağladıklarını düşünürler; onlara sorsanız 'herkes senin gibi yapsaydı ne olurdu?' diye, omuzlarını silkerek 'Herkes böyle yapmaz'' diye yanıtlarlar' İnsan sadece olmayı seçtiği şeyden sorumlu değildir, çünkü seçimleri bütün insanlığı bağlar.''  İnsan, inandıklarının destek verdiği ideoloji ve siyasettin, olaylar karşısındaki duruşunun yol açtığı bütün iyilik ve kötülüklerden bütün insanlığa  karşı sorumludur.  Destina Peri'nin kanı hepimizin elinde. Bu genç pırıl pırıl genç kadının yüzüne her baktığında anımsayın:  Hepimiz katiliz! Hacer Peri Parlak’ın mektubu: “Ben Hacer Parlak. 16 yaşında başkentin kalbinde patlayan bombayla çocuğu katledilen pek çok anneden biriyim. Belki pek çoğunuz duydunuz, ben kızım Destina Peri’yi babasız büyüttüm, 2 aylık hamileyken bir trafik kazasında kaybettim eşimi. Her...

Sosyal Medya

Artık bir sosyal psikoloji laboratuvarımız var; sosyal medya.  Burası, farklı yaşam anlayışlarını, insanların bilinçdışını, gelgitlerini doğrudan gözlem yoluyla irdelemek için harika bir laboratuvar. Tek tipleştirilmiş, bireysel benliği yok edilmiş; kendi yarattığı simgelerin, statülerin kölesi olmuş, günümüz insanın gerçekliğin dışına nasıl savrulduğunu, anormalliklerini nasıl normalleştiğini, gerçek kişiliklerle pazarlanan kişilikler arasındaki derin ayrımı analiz edilebileceğimiz harika bir laboratuvar. Kimler yok ki bu laboratuvarda:  Teşhirciler,  şehvet düşkünleri  sevgili veya seks partneri peşindeki evli bekarlar.  İş kurmak, iş geliştirmek isteyenler, iş arayanlar.  Düşünce savaşçıları, fikir önderleri.  Nihilistler, pragmatistler, idealistler, hedonistler.  Siyasetçiler, akademisyenler, patronlar, çalışanlar.  Komünistler, muhafazakarlar, liberalistler, anarşistler... Günlük yaşamda karşılaşılan olgularla sosyal medyadaki olg...

Sorun Sadece Siyasi Değil

Son elli yıldır, aile holdingleri/patron dernekleri güdümündeki bir koro; devletin kaynak israf ettiğini, adam kayırdığını,verimsiz çalıştığını, yöneticisinin bürokratının liyakatsiz ve ileri görüş yoksunu olduğunu, yolsuzluk yaptığını tekrarlayıp durdu. Ancak aynı koro, onlarca yıl önce başlayan kalkınma uğraşlarının bir refah toplumu yaratamamasında; en az devlet kadar kötü yönetilen, en az devlet kadar kaynak israf eden,en az devlet kadar adam kayıran, en az devlet kadar yolsuzluk yapan, en az devlet kadar liyakatsiz ve vizyonsuz yöneticilere sahip olan özel sektörün sorumluluğunu nedense hep göz ardı etti. Devleti demokrat, çoğulcu, özgürlükçü olmamakla suçlayan aynı koro kendi şirketlerindeki mutlak monarşiyi, ben bilirimciliği, tek adamcılığı, nepotizmi(Kayırmacılık) nedense görmemezlikten geldi. Bugün, Türk Toplumu, aile holdinglerinin  uluslararası alanda başarı, küresel markalar şirketler yaratma, özgün bilgi ve teknoloji üretimi hedeflerinden yoksun olm...