Dünya tarihi boyunca ezilen tüm kesimler gibi, LGBTİ+ bireyler de varoluşlarını ve cinsel yönelimlerini özgürce yaşayabilmek için ağır bedeller ödemek ve köklü mücadeleler vermek zorunda kaldılar. Bu mücadelenin kırılma noktası, LGBTİ+ direnişini kitleselleştiren ve bugünkü Onur Yürüyüşlerinin (Pride) önünü açan Stonewall İsyanı’dır. Karanlık Barlar ve Sistematik Baskı 1960’ların Amerika’sında, eşcinselliğe karşı önyargı, korku ve cehaletle kuşatılmış bir toplumda, LGBTİ+ bireylerin sosyalleşebileceği yegane alanlar barlardı. Ne var ki bu mekanlar, özgürlük vahası olmaktan ziyade polis tacizinin, aşağılamanın ve baskınların merkez üssüydü. New York’taki Stonewall Inn de bu mekanlardan biriydi. Christopher Caddesi'nde bulunan; karanlık, iki içki tezgahı ve bir müzik kutusundan ibaret olan bu bar; evsiz geylerin, dışlananların ve lezbiyenlerin sığınabildiği köhne bir yerdi. Akan bir musluğu bile olmayan barda, bardaklar içinde deterjanlı su bulunan bir leğende yıkanıyordu...