Bir yanda yüz tane dükkan açmış, üç beş kek, çikolata, sos yapmış, birkaç kahve paketlemiş bir şirket. Diğer yanda y eni ağına düşürdüğü cahil sermayedarlardan para devşirme peşindeki yaşlı bir kurt. Çekilmiş bir reklam filmi. Anlayacağınız tüm sermaye bu kadar. Başarısızlığı tecilli kurt bir TV kanalında uluslararası marka olma üzerine ahkam kesiyor. Söyleşi program yöneticisine önceden şirket tarafından verilmiş yönlendirmeli sorularla ilerliyor. Sunucu, doğal olarak ''Bu açılımı hangi sermayeyle, hangi kadroyla, hangi vizyonla, hangi iş planıyla başaracaksınız?'' sorularını hiç gündeme getirmiyor... Geçmiş tanıklıklarımdan, uluslararası veya küresel marka olma söyleminin şirket ortaklarını, çalışanlarını ve devleti kandırarak küp doldurmanın klasik yöntemlerinden biri haline geldiğini çok iyi biliyorum. Bugün hangi aile şirketinin kapısından girseniz, eline bir dünya haritası tutuşturmuş, küresel marka söylevleri veren yöneticilerle karşılaşırsını...