Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ekonomi Tıkırında

2002 yılında Türkiye tarihinin en derin ekonomik krizlerinden birinden yeni çıkmıştı. İktidardaki koalisyon hükümeti IMF dayatmasıyla da olsa başta Merkez Bankası ve diğer ekonomiyle ilgili karar alıcı konumdaki kurumları özerkleştirmiş, sorunun ortaya çıkışında belirleyici bir rol oynayan finans sistemini yeniden yapılandırmış, aldığı tasarruf önlemleriyle devletin kaynak israfının önemli oranda önüne geçmişti. Aynı dönemde dünya ekonomisi yüzyılda bir görülen türden bir bolluk döneminin keyfini sürüyordu. Çeşitli finansal manipülasyonlarla yaratılmış ekonomik karşılığı olmayan trilyonlarca dolar (kaydi para) kontrolden çıkmış   bir sel gibi gelişmekte olan ülkelere akıyordu.   Çokuluslu sermaye satın alabileceği, borç para verebileceği şirketler, hükümetler arıyor, ''küreselleşme'' kelimesini   dillerinden düşürmeyen fon yöneticileri; Türkiye, Çin, Hindistan, Malezya, Brezilya, Meksika gibi gelişmekte olan ülkelerde yatıp kalkıyordu. Çokuluslu sermaye önce akı...

Haydi Sevişelim (1)

Türkiye’de Yükselen Bir Çelişki: Cinselliğin Yozlaşması ve Doyumsuzluk Son yıllarda, Türkiye'de, 1968’lerde Batı’da başlayan cinsel özgürlük hareketlerini çağrıştıran bir yaşam biçimi hızla gelişiyor. Ancak bu yönelimin ardında, ne çocuklukta bastırılan cinselliğin yarattığı hastalıklı toplumsal yapıyı dönüştürme çabası, ne kadın ve erkeğin toplumsal rollerini yeniden tanımlama iradesi, ne de yozlaşmış evlilik kurumunu sorgulama amacı var. Bu eğilim, gizlilik ve yalan üzerine kurgulanmış bir yozlaşmayı temsil ediyor. Batı'dan kopyalanan ancak içselleştirilmeyen bu anlayış, cinsel hazzı insani varoluşun tek amacı olarak benimseyen bir tür "Orta Doğu tipi hedonizm." "Bilim ve teknolojiyi alalım ama kültür, sanat ve yaşam tarzı Batı’da kalsın" anlayışının, cinselliğe uyarlanmış bir versiyonu. Bu, "Eşim, kızım, annem kimseyle birlikte olmasın ama ben başkalarının eşleriyle, kızlarıyla birlikte olayım; evliyim ama çok eşliliğin nimetlerinden de faydalanayı...

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu İstifa Etmelisiniz (1)

Retorik   ya da eski ismiyle   belâgat birisini bir şeye inanmaya, bir düşünceyi benimsemeye ya da bir davranışı sergilemeye ikna etmek ereğiyle yapılan abartılı anlatım. Sözle etkileme, ikna etme, tahrik etme, büyüleme, tartışma aracı olan retorik Antik Çağ'da ortaya çıktı. Retorik, iletilen mesajı   kanıtlar, analizler, verilerle ortaya koymak yerine sözün gücünü temel alır. Retoriğe karşı en etkili silah yine retoriğin kendisidir. Brütüs, Julius Casear'ı  bıçakladıktan sonra senato önünde toplanan halka seslenir. Amacı yapılan darbeyi meşrulaştırmaktır. Söz cambazı Brutus, halkı güçlü belagatiyle doğru bir şey yaptıklarına ikna eder. Kazandığından o kadar emimdir ki, konuşmasını bitirdikten sonra meydanı terk eder. Ne var ki, ardından kürsüye Marcus Antonios çıkmış ve o ünlü konuşmasını yapmıştır. (*) Konuşma sonrasında, Roma Demokrasi'sini yıkan, kendini diktatör ilan eden Casear'dan sıdkı sıyrılmış halk, gördüğü onca zulme rağmen Antonios'un arkasında s...