Bireysellik… Özgürlük, kendini ifade edebilme, varoluşunu dünyaya ilan etme. Bu kavram, yanlış anlaşıldığında bir bencillik zırhına dönüşebilir. Ancak, bu zırhın arkasında saklanarak başkalarını incitmek ve sorumluluktan kaçmak, bireyselliğin temsil ettiği değerlerle temelden çelişir.
Peki, birey olmanın asıl anlamı nedir? Davranış özgürlüğü dediğimiz şey, nerede başlar nerede sona erer? Ve bu özgürlüğün sınırlarının ötesinde ne kalır?
Başkalarının Hayatına Dokunmak
Bireysel özgürlük, sadece kendi mutluluğumuzu değil, başkalarının huzurunu da gözettiğimizde anlam kazanır. Hepimiz bir şekilde birbirimize dokunuyoruz. Sözlerimizle, bakışlarımızla, hatta bazen sessizliğimizle… Bu yüzden, eğer birileri sizin davranışlarınızdan, soylemlerinizden yara alıyorsa, bu özgürlükten ziyade bir kötülüğe dönüşür. İnsanların arasına karışmak, sadece hak değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Çünkü yakın ve uzak çevremiz, bizim duyarlılığımızla, ilişkilere, iletişime verdiğimiz özenle ayakta durur.
Gerçek bireysellik, başkalarını incitmeden kendi yolunu çizebilmektir. Ancak bu, kolay bir yol değildir. Özellikle de hatalarınızın farkına varmanız gerekiyorsa…
Yalnızlığın Şifa Olduğu Zamanlar
Eğer davranışlarınızla, söylemlerinizle, libidonuzla, maymun iştahlılığınızla çevrenizdeki insanlara sürekli zarar verdiğinizi fark ediyorsanız, belki de bir adım geri çekilip bir süre yalnızlığı seçmelisiniz. Bu bir kaçış değil; bir durup düşünme, kendinizi yeniden değerlendirme sürecidir. Yalnızlık, bazen insanın en büyük öğretmenidir. Çünkü ancak sessizlikte kendi sesinizi duyarsınız; ancak sessizlikte yargılarınız, korkularınız ve pişmanlıklarınızla yüzleşebilirsiniz. Bu yüzleşmeden kaçmanız durumunda bilerek bilmeyerek yaptığınız kötülükler suya düşen bir taşın yarattığı dalgalar gibi, çevrenize yayılır. İşte tam o an kendinize dönüp, “Bu döngüyü nasıl kırabilirim?” diye sormanınızın tam zamanıdır.
Zarar Vermemek: Bir Seçim ve Bir Değer
Başkalarına zarar vermemek, bir seçimden öte bir erdemdir. Bu, kendinizi sınırlandırmak değil, olgunluğa ulaşmaktır. İnsanların arasına karışmadan önce, birkaç temel soruyla bir özeleştiri yapabilirsiniz:
- Söylediklerim ya da yaptıklarım insanlara neler hissettiriyor?
- Eğer bu hisler olumsuzsa, bunu değiştirmek için ne yapabilirim?
- Mutluluğumun peşindeyken, başkalarının üzüntüsünü görmezden mi geliyorum?
Bu sorular basit gibi görünebilir, ancak yanıtları sizi bambaşka bir insan haline getirecektir. Çünkü bu süreç, sadece başkalarını değil, sizi de iyileştirecektir
Yalnızlık ve Yeniden Başlama Cesareti
Etrafınıza zarar veriyorsanız, bu sadece diğer insanları değil, en çok da kendinizi tüketir. Çünkü her yanlış davranış bir yük gibidir; ruhunuzu ağırlaştırır, sizi yorar. Yalnızlık, bu yüklerden kurtulmak için bir fırsattır. Bu süreçte kendinizi tanıyabilir, hatalarınızdan ders çıkarabilir ve yenilenebilirsiniz.
Unutmayalım ki bireysellik, başkalarına zarar verme özgürlüğü değil, sorumlulukla gelişme, dönüşme değişme fırsatıdır. Ve unutmayın: En güzel değişim, insanın kendi içindeki savaşları kazandığında başlar.
"Kendine yapılmasını istemedigin bir şeyi asla başkalarına yapma."

Yorumlar
Yorum Gönder