Bir sabah uyanıp da kimse aynaya bakarak şunu demedi: “Vücut tüylerim bir sorun. Bundan kurtulmalıyım.”Bu cümle, insanlık tarihinin içinden gelmez. Bu cümle üretilmiştir.Kadın tıraşı bu nedenle yalnızca bir kişisel bakım alışkanlığı değil; tüketim ekonomisinin ihtiyaç icat etme becerisinin en çıplak metaforlarından biridir. Tüketim ekonomisi, gerçek ihtiyaçlarla yetinmez. Çünkü gerçek ihtiyaçlar sınırlıdır; oysa kâr sınırsız büyümek ister. Liberal ekonominin sıkça tekrarladığı “kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar sınırsız” iddiası ise büyük bir yanılsamadır. Gerçekte sınırsız olan ihtiyaçlar değil, ihtiraslardır. İhtiraslar sınırsızdır; kâr iştahı doymak bilmez. Bu nedenle sistem, var olmayan eksiklikler yaratmak zorundadır. 1900Lü yılların başında kadın tüyü: Ayıp değildi Sorun değildi Tartışma konusu bile değildi Kimse onu estetik bir kusur olarak kodlamamıştı. Tüy, yalnızca bedenin doğal bir parçasıydı; anlam yüklenmemişti, ahlakla ilişkilendirilmemişti, pazarlanabilir ...