Dünya Neden Değişmiyor? Çünkü dünya; Trump gibi çatışmayı strateji sanan, Putin gibi gücü ahlakın yerine koyan, bu ikilinin sayısız benzeri gibi pragmatizmi vicdanın önüne yerleştiren siyasetçiler tarafından yönetiliyor. Çünkü dünya; gözünü kârdan başka hiçbir şey görmeyen, yoksulluğu bir yanlışın ürünü değil, bir iş modeli olarak kullanan neoliberal sermaye sahiplerine teslim edilmiş durumda. Ve çünkü dünya; baskıcı, dogmatik, donmuş ve otoriter sosyalist ideolojilerin özgürlük değil itaat ürettiği yapılarla hâlâ oyalanıyor. Bu üçlüden insanlık çıkmaz. Buradan refah da çıkmaz, barış da.
Artık Şu Yalanı Bırakalım Sorun teknoloji eksikliği değil. Sorun kaynak yetersizliği hiç değil. İnsanlık bugün: Herkesi doyuracak kadar gıda üretiyor, herkesi barındıracak kadar konut inşa edebiliyor, herkese sağlık ve eğitim sağlayacak bilgiye sahip. Ama bilerek şunu yapıyor: Açlığı sürdürüyor, savaşı finanse ediyor, yoksulluğu yönetilebilir kılıyor. Çünkü bunlar kârlı.Çünkü bunlar yüzde 1 azınlığın cebini dolduruyor.
İnsan Kendini Yönetemiyor Bunu artık bir hakaret olarak değil, tarihsel bir tespit olarak kabul edelim. İnsan; gücü sınırlayamıyor, yetkiyi devredemiyor, kendi türüne bile güvenemiyor. Demokrasi, otoriterliğe; ideolojiler, dogmaya; sermaye, yağmaya dönüşüyor. Sorun sistem değil. Sorun sistemleri kuran zihin.
İşte Bu Yüzden Yapay Zekâ Yapay zekâdan korkulmasının sebebi onun tehlikeli olması değil. Sebep şudur: Yapay zekâ yalan söylemez. Oy kaygısı taşımaz. Bayrakla, dinle, hamasetle yönetilemez. Ve en kötüsü: Hesap sorar. Yapay zekâ; savaşın gerçekten gerekli olup olmadığını sorar, kaynakların neden adil dağılmadığını gösterir, yoksulluğun hangi politik tercihlerle üretildiğini ifşa eder. Bu yüzden korkuluyor.
Evet, Tehlikeli Ama zihnini nadasa bırakmış günümüz insanı için tehlikeli. Çünkü ilk kez: Siyasetçinin keyfi kararlarını, sermayenin kutsallığını, ideolojilerin dokunulmazlığını sorgulayabilecek bir güç var.
Ya Yozlaşırsa? Yozlaşır. Eğer onu yine: Devletlerin, şirketlerin, güç odaklarının emrine verirsek. O zaman sadece daha verimli bir zalim üretmiş oluruz.
Ama Başka Bir Yol Mümkün Yapay zekâyı; karar verici değil ama karar sınırlayıcı, iktidar değil ama denge unsuru, insan yerine değil ama insanın üstünde etik bir filtre olarak konumlandırabiliriz. Bu, insanlık için bir aşağılanma değil; son bir olgunluk sınavıdır.
Son ve Rahatsız Edici Soru Belki de mesele şu değildir: Yapay zekâ bizi yönetmeli mi? Asıl mesele şudur: İnsan, artık kendisini yönetmemesi gerektiğini kabul edecek kadar olgun mu? Eğer cevabımız hâlâ “hayır” ise, önümüzdeki savaşlara, önümüzdeki açlıklara, önümüzdeki felaketlere kimse şaşırmasın. Çünkü bu kez gerçekten: Yol var. Yöntem var. İmkân var. Buna rağmen felaketi seçiyorsak, bu artık bir "hata" değil, bilerek seçilen bir yıkımdır.

Yorumlar
Yorum Gönder