Adaletsiz zulüm, kurbanını acı çektiği o ana hapseder; o an, tarihin akışı içinde donup kalır. İktidarlar değişir, yüzyıllar geçer ama o adaletsizliğin kurbanları birer mihenk taşı gibi orada durmaya devam eder. Öyle ki bugünün yönetenleri bile, geçmişin o mağdur kahramanlarının mirası üzerinden yargılanır. Evet, "Bazı insanlar ölür; bazıları ise öldürüldükleri yerde kalır ve çağlar boyunca iktidarların aynasında tekrar tekrar görünür." Bazı zihinler toprağa düşse de savundukları fikirlerle her devrin pusulası olmayı sürdürür. Onlar sıradan birer ölü değil, her yeni adaletsizliğin karşısına dikilen sarsılmaz birer anıttır. Güç sahipleri, kurdukları düzenin kusursuz olduğuna inanmak istediklerinde o aynaya bakarlar; ancak orada kendi suretlerini değil, susturmaya çalıştıkları zihinlerin geçmişten güne uzanan yankısını görürler. Zulmün olduğu her yerde, o "öldürülenler" aslında en canlı tanıklardır. Tarihin Kırılma Noktaları: Bruno ve Diğerleri Giordano Bruno’yu d...